alsambasimigitsem

zamanın ve yolların içimde bıraktıklarını, zamansız notlarımı ve kendime sakladığım küçük sığınakları biriktirdiğim yer.

ana sayfa/seher vaktinde durmak, niyet ve içsel güç

seher vaktinde durmak, niyet ve içsel güç

ramazan ayının sükuneti, manevi bir arınma ve insanın rabbine sığınarak güçlenmesi üzerine.

20 mart 2026•6 dk okuma
seher vaktinde durmak, niyet ve içsel güç
mart ayının o hafif serinliğinde, seher vaktinde sahurdan sonra pencere kenarında durup şehrin uykusunu izledim. ramazan’ın getirdiği o derin, tarifi zor sükunet evin her köşesini sarmıştı. insan en çok ibadet ederken, elini açıp rabbine sığınırken ve seccadenin üzerinde yalnız kalırken kendi asıl merkezine dönüyor. hayatın gürültüsü, gündelik telaşlar ya da gelecek kaygıları... hepsi secdeye vardığın o birkaç saniyede anlamını yitiriyor. çünkü insan, kendinden daha büyük ve daha sonsuz bir kudrete teslim olduğunda gerçekten güçleniyor. eskiden gücü, hep bir şeylere direnç göstermekte ya da dış dünyaya karşı durmakta arardım. oysa gerçek güç, içsel bir teslimiyetle ve samimi bir niyetle başlıyormuş. dinini yaşamak, kul olduğunu hatırlamak insana dünyanın bütün kurgusal kaygılarını unutturuyor. bir yerlerde seni duyan, içindeki en gizli niyeti bile bilen bir yaratıcının olduğunu bilmek insana müthiş bir emniyet duygusu veriyor. ne kendimi başkalarıyla kıyaslamama gerek var ne de birilerine kendimi kanıtlama telaşına. kul olduğunu bilen insan, dünyalık beklentilerin beyhudeliğini de öğreniyor. ramazan ayının bu manevi ikliminde kendime verdiğim en güzel söz, niyetlerimi temiz tutmak ve kalbimi kinle kirletmemek oldu. bir insan sana haksızlık etmiş ya da kalbini kırmış olabilir... ama hepsini allah’a havale edip helalleşmek, o yükü omuzlarından indirip yürümek kalbe büyük bir ferahlık veriyor. peygamberimizin o mübarek ahlakında gördüğümüz nezaket, sabır ve sükunet insana asıl duruşu öğretiyor. dinimizi lafta değil; ahlakımızda, niyetimizde ve insanlara karşı duruşumuzda yaşadığımızda içimizdeki o zayıf taraf yerini sağlam bir inanca bırakıyor.

yaratan seni hiçbir zaman yalnız bırakmıyor; sen yeter ki elini açmasını, kapısına varmasını bil. yeni bir güne niyet ederken, kendimi artık savunmasız ya da eksik hissetmiyorum. inancımla, ibadetimle, dualarımla kendimi çok daha güçlü, çok daha tamamlanmış hissediyorum.

— bir sonraki gün