yeni bir yaş, 7 mayıs ve yalnızlığın yeni dili
bir yıl sonra bugün yine 7 mayıs. takvime bakarken geçen yılın bu vakitlerini düşündüm. geçen yıl bu vakitler içimde o tanıdık huzursuzluk vardı; almadığım bir mesajın, gelmeyen bir aramanın ya da o gün için kurduğum yüksek beklentilerin kırılma korkusunu taşıyordum. o zamanlar sanıyordum ki doğum günleri insanın ne kadar sevildiğini tarttığı bir terazi. oysa bugün masamda çayımla sessizce otururken, zihnimde ne bir telefon ekranına bakma telaşı var ne de kimseden gelecek bir mesajın beklentisi. bir yılın bana öğrettiği en büyük şey bu oldu: beklentisizlik, insanın kendine verebileceği en büyük özgürlükmüş ve asıl soru şu: yalnızlığı artık bir yalnızlık olarak mı görüyorum? cevabım çok net: hayır. eskiden tek başına durmayı, bir masada tek oturmayı ya da özel bir günde kendi başına kalmayı garip bir kimsesizlik, bir eksiklik sanırdım. kendimi hep başkalarının çemberinde bir yere oturtmaya çalışır, orada bir sandalye bulamayınca içten içe kırılırdım. şimdi ise o yalnızlık dedikleri şey benim için bir sürgün değil, duru bir bağımsızlık. kendi sığınağım, kendi ev halim. insan kendi varlığıyla barıştığında, kendi omzuna güvenle yaslanabildiğinde yalnızlık bir yara olmaktan çıkıp bir huzura dönüşüyor.
geçen 365 günde ne çok şey değişti... kendi hızımda yürümeyi öğrendim, başkalarının takvimlerinden ve kurgusal hedeflerinden çıktım. birilerinin hayatında başrol oynamak zorunda olmadığımı, her masada yer tutmam gerekmediğini kabullendim. yaş almak dedikleri şey belki de sadece takvimdeki sayının büyümesi değil di ve arzu ettiğin şeyler gerçekleşmediğinde bile hayata sakince devam edebilme olgunluğuydu. artık kendi sofrasında kendi kendine yetebilen, bir yerlere aceleyle yetişmeyen biri var bende. bu 7 mayıs akşamında pencereden bahar havasının serinliğini içime çekerken kendime gülümsedim.
artık bir telefonda haber beklemiyorum. birilerinin beni hatırlamasını hayatımın merkezine koymuyorum. yeni yaşıma girerken kendime vereceğim tek hediye, bu sakinliği ve özgürlüğü korumak. kendime şefkat göstermekten vazgeçmemek. hayat devam ediyor ve ben bu sefer o hayatın tam ortasında, kendi halimden gayet memnunum.
— alsambasimigitsem.com
bağlantılı yazılar
bu metinde geçen kavram ve düşüncelerin izini sürebileceğiniz diğer yazılar:
7 mayıs 2025benim hiç hüzünlenmediğim bir doğum günüm olmadı ya da hiç hayal kırıklığına uğramadığım bir doğum günü geçirmedim. doğum günleri yaklaştıkça insanın üzerine bir yük biniyor sanki.